Paris’te 3 gece 4 gün: Son gün

Basilica Sacre Coeur

Bonjour! Paris’te bu 4 günde en çok kullandığımız kelime ile herkese merhaba. Bol bol Merci demekte de fayda var burada. Seviyor Fransızlar, İngilizce bile konuşsanız teşekkürü Fransızca etmenizi:) Bu kısacık ama dolu dolu Paris seyahatimizin son gününe gelmiş bulunuyoruz. Bavulları toplayıp, otele emanet olarak bırakıyoruz. Akşam trenimiz var ve o zamana kadarki son saatlerimizi değerlendirmek istiyoruz:) Bunun için de zaten, otelimize yakın olan Montmarte bölgesini bugün gezmeyi planladık. Montmarte denilince akla Sacre Coeur Basilica’sı ve sokak sanatçıları geliyor. İngilizcede ismi “Basilica of the Sacred Heart of Jesus” yani “İsa’nın kutsal kalbinin Bazilikası” olarak geçiyor ve şehrin en yüksek noktasında bulunuyor. Buraya ulaşmak için uzun merdivenleri veya füniküleri tercih edebilirsiniz. Biz Clignancourt bölgesinden yürüyerek geldiğimiz için füniküler tarafından değil, bazilikanın arka tarafından başka merdivenleri kullanarak çıkıyoruz. Görkemli kilisenin yanı sıra buradan görülen Paris manzarası da bir o kadar güzel.

Sacre Coeur Basilica

 Bazilikanın önünden bahçenin içerisinden merdivenlerle aşağı inebilirsiniz. Ama önce “Place du Tertre” yani sokak sanatçılarının olduğu meydana gidiyoruz. Burada sıra sıra sanatçılar (ressamlar) tezgahlarını açmış, bazısı manzara çoğunluğu ise insan portresi resmediyor. Turistler hatıralık olarak kendi portrelerini çizdiriyor ve fazlasıyla da bir talep var. Yine kafeler, restoranlar ve hediyelik eşya dükkanlarını da burada bulabilirsiniz. Tekrar bu meydana yakın, vaktiniz olursa uğrayabileceğiniz Dali müzesi var. Bizim acelemiz olduğu için uğrayamamıştık ama içimizde kalmadı da değil. Bir dahaki sefere artık:)

Montmarte’de bir sokak sanatçısı

Montmarte

Bu güzel meydanın havasını da soluduktan sonra az önce bahsettiğim bahçeden merdivenleri inerek atlı karıncanın olduğu noktaya ulaşıyoruz. Bahçedeki banklarda oturup kuşları seyredebilir, veya birkaç basamak yukarıda bazilikanın önünden gelen sokak müziğinin tadını çıkarabilirsiniz.Atlı karıncanın olduğu noktadan “Paris’te 3 gece 4 gün: 2.gün” yazımda Amelie filmi sahnelerinden bahsederken bahsetmiştim. Bu noktada eğer bazilikayı arkanıza alıp sola dönüp biraz yürürseniz, uygun fiyata kumaşların satıldığı mağazalara ulaşıyorsunuz. Eğer ilginiz varsa, burada Halle Saint Pierre binasını geçtikten sonra Marche Saint Pierre adında, sanırım 4 katlı olması lazım, bir binada her çeşit metre usülü kumaş satılıyor. Biz buradan alışveriş yapmıştık, ama civarda başka mağazalara da bakabilirsiniz. Bence en güzeli ara sokaklarda kaybolmak her zaman, karşınıza ummadığınız kadar güzel mağazalar, kafeler çıkabilir:)

 Cremee Brulee ve Mousse au chocolat ile küçük bir kaçamak

Böylece, bu kısa Paris gezimizi tamamlıyoruz. Kısaca toparlamamız gerekirse, Paris’te tarihi yerleri ziyaret etmek elbette güzel bir deneyimdi. Ancak bizim için çok daha güzel olan, sokakları keşfetmek, insanlarla selamlaşmak, bahçeleri, sokağı, kafeleri ile kısacası bu şehri yaşamaktı. Size verebileceğim en güzel tavsiye ise önceden günlerinizi planlamanız olur ve bir bölgeye ulaştıktan sonra civar sokaklarda kaybola kaybola gezmeniz.Elbette Paris bundan ibaret değil. Her adımda tarih ve sanata şahit oluyorsunuz. Kim bilir belki bir daha ziyaret eder ve farklı deneyimler ediniriz:) Umarım Paris’te 3 gece 4 gün yazı dizimiz hoşunuza gitmiştir. Bir sonraki rotamızda buluşmak üzere!

“Paris’te 3 gece 4 gün: Son gün” için 1 yorum

  1. Merhaba, Paris yazı dizinizi ilgi ile okudum, paylaşımınız için teşekkürler. Paris’te gezilmesi gereken yerler ile ilgili faydalı bir yazı olmuş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.