Almanya’da Doktora Yapmak ve Çalışmak

Blogumuzun Almanya’da yaşam kategorisinde “Almanya’da Doktora Yapmak ve Çalışmak” konusu ile karşınızdayız. Eşim ile Almanya’daki ilk yılımızı iyi kötü atlatmış, sisteme alışmış ve ikinci yıla doğru ilerlerken, bu konuyu ele almak istedik. Eşim burada Biyomedikal mühendisi olarak doktoraya başladıktan 3 ay sonra, ben de ayni enstitüde Kimya mühendisi olarak çalışmaya başladım. Asıl hedefim Türkiye’de başladığım ama yarım bırakmak zorunda kaldığım doktora eğitimimi burada almaktı. Ancak o zamanlarda açık pozisyon olmaması ve benim de boş durmak istememem sebebiyle buradaki çalışma hayatım başlamış oldu. Sevinerek söylemeliyim ki burada bir yıl çalışma hayatından sonra bundan yaklaşık bir ay önce doktoraya da başlamış bulunuyorum.

Bu yazıda doktora eğitimi almak ve çalışmaktan genel olarak bahsedeceğim. Eğer Almanya’da doktora yapmakla alakalı daha da detaylı bir yazı kaleme almamı isterseniz, ilerleyen günlerde sizlerle paylaşmaktan keyif duyarım.

Öncelikle bizim icin süreç nasıl gelişti bunu anlatırken araya bu konu ile ilgili yorumlar yaparak buradaki sistemi ve insanların yaklaşımını anlamanızı sağlamaya çalışacağım. Almanya’ya gelmeden önce, doktora icin açık bir pozisyonu kovalayıp (evet ne yazık ki öyle ara ara bakıp değil, ciddi bir biçimde kovalayıp) birçok yere başvuru yapmanız gerekiyor öncelikle. Bu pozisyon Türkiyedeki üniversitenizin Avrupa’da bir enstitü ile anlaştığı bir pozisyon da olabilir (ki bu en iyi senaryo olur) veya monster.de (https://www.monster.de/) academicpositions.eu (https://academicpositions.com/) gibi sitelerde açık pozisyon olarak görebilirsiniz.  Ayni zamanda ilginizi ceken bir grubun kendi sayfasindan direk hoca ile iletisime gecerek de basvuru yapabilirsiniz. Sizin uygun bir aday olduğunuza karar verme görevi ise tamamen birlikte çalışmak istediğiniz tez hocasının. Eğer sizi olumlu bir aday olarak görüyorsa Skype ile veya sizi Almanya’ya davet ederek bir mülakat gerçekleşiyor. Bu tamamen doktora yapacağınız (veya çalışacağınız) okulun kendi tercihi. Mülakat olumlu sonuçlanırsa size gönderecekleri kontrat ile vize islemlerinize baslayabilirsiniz. Normalde çok uzun sürebilen veya çileli olarak görülen vize işlemleri bu belge ile bir nebze olsun kolaylaşıyor. Özellikle Almanya’da doktora yapanlara, devlet kurumlarının ve kişilerin ne mutlu ki bir sempatisi oluyor. Örneğin doktor ünvanını aldıktan sonra siz bunu istemeseniz dahi mektuplara adınızı yazarken, veya kapınıza ad etiketi koyarken daima Dr. olarak yazmaya özen gösterirler.

Evet dediğim gibi, öncelikle vize işlemlerini halletmeniz gerekiyor. Vize işlemleri kendi kendine apayrı geniş kapsamlı bir konu olduğundan biz bu yazida Almanya’da doktora yapmak basligina odaklanacağız. Vizeniz, bavulunuz ve bir miktar paranızla geliyorsunuz Almanya’ya. Ve şimdi “Let the game begin!” Tam anlamıyla bir zorluklar silsilesine hoşgeldiniz. Bu konuda Almanya’ya yerleşmeden de Avrupa’da gezmiş biri olarak yaşamanın ve kısa süreliğine gezmenin tamamen farklı olduğunu belirtmek isterim. İşler ciddiye bindiğinde bir otelde bir hafta konaklamaktan fazlası; yani ev bulmak, resmi işleri anlamak, sistemi kavramak gibi birçok yenilik sizi bekliyor. Eğer okul sizin için bir misafirhane “Gasthaus” ayarlamış ise bu süreçte biraz daha yavaş ve emin adımlarla ilerleyebilirsiniz. “Almanya’da yasam : 10 maddede Almanya” yazimizdan Almanya’da ev kiralama ve sosyal hayat ile ilgili ozet bir maddeye ulasabilirsiniz (http://geziblog.net/almanyada-yasami-anlatan-10-madde). Doktoraya başlayıp ilk haftadan atomu parçalamıyorsunuz tabiki de. Hatta aktif projeye başlamanız, adaptasyonunuz herşeyi ile yaklaşık 6 ay sürüyor. Bizim gözlemlerimizin disinda aynı zamanda tez hocanızın ön gördüğü de bu sekilde oluyor. Öncelikle bulunduğunuz şehirdeki belediyeye (Bürgeramt)’a gidip ben şu adreste yaşıyorum Almanya’da yaşayacağım bundan sonraki 3 yıl daha demeniz gerek. Ve adresiniz her değiştiğinde en kısa sürede buraya bildirmelisiniz. Daha sonra da yabancılar ofisine (Ausländerbehörde) gidip sizin Almanya’da yaşadığınız süre boyunca gecerli olacak, kimlik ve pasaportunuz yerine geçecek kartı alıyorsunuz. Buradaki kontratınız bittiğinde bu süreyi uzatmak için veya tüm şartları sağladığınızda sınırsız oturma izni almak için uğradığınız yer de burası olacak. Sizinle ilgilenen memur zamanla sizi tanıyor, Almanca seviyenize eğitim durumunuza bakıyor ve son karar yine aynı memura kalıyor. Ve memurunuz ile olabildiğince almanca iletişime girmeye çalışın, ki bazı memurlar tek kelime ingilizce konuşmayarak sizi buna mecbur bırakıyor. Çabalayın, korkmayın çünkü sizin iki kelime kurmaya çalışmanızı bile fazlasıyla takdir ediyorlar. Tabiki 3 yil Almanya’da yasadiktan sonra da az cok karsilikli uzun diyaloglara girebilecek kadar almancaniz olsa iyi olabilir. Bir diğer önemli nokta ise geçici sağlık sigortanız bittikten sonra (Seyahat Saglik Sigortasi) devam edecek bir sağlık sigortanızın olması. Bu sigorta için en popüler kurumlar AOK, TK. Okula kayit icinse gerekli belgeler listesi universitelerin Welcome Center adinda bürolari tarafindan size veriliyor.

Gelelim bir enstitüde calismak ile universitede calismak arasindaki farklara. Çalışmak diyorum çünkü burada doktora yaptığınızda maaşlı bir çalışan durumundasınız. Olabildigince basit bir hale getirerek sizlere aktarmaya calisacagim. Burada en basta direk bir universiteye degil universiteye bagli bir enstituye kabul alabilirsiniz. Fen bilimleri ve muhendislik alanlarinda en popülerleri Max Planck, Leibniz, Fraunhofer gibi enstitüler. Bu enstitüler farkli alanlarda  ve bircok farkli sehirde bulunuyor ve oradaki üniversiteye bagli oluyor. Yani mezun oldugunuzda doktoraya da kayit yaptirdiginiz o üniversitenin adi yaziyor diplomanizda. Tek farki ise okuldaki kontratin icerigi ile enstitudekinin ayni olmamasi. Cunku okulda “Doktorand/in” kimligi ile calisirken enstitude is kontratina benzer bir kontrat ile “Wissenschaftler Mitarbeiter” yani Arastirmaci kimligi ile calisiyorsunuz. Enstitü maasinizdan ozel sigorta (Allianz gibi) icin her ay belirli bir miktar kesiyor. Almanya’da calismaya devam ettiginiz sure boyunca yatirdiginiz bu para ile emekliliginize katki sagliyorsunuz. Belirli bir calisma suresinden sonra Almanya ile iliskinizi kesmeye karar verirseniz de buraya odenen tum parayi cekebiliyor, hesabinizi kapattirabiliyorsunuz.

Ve en can alici noktaya gelelim. Teorik olarak 3 yil olan doktora suresi genellikle 4-4.5 yila cikabiliyor. Buna da simdiden hazirliklı olmak guzel olabilir. Türkiye’ye ve Amerika’ya bakildiginda tamamen farkli bir sisteme sahip Almanya (belki de Avrupa demek daha dogru olabilir). Türkiye’de ve Amerika’da doktora yaparken ayni zamanda derslerde belirli krediyi tamamlamaniz ve asistanlik yapmaniz gerekiyor. Bir de ikinci yilinizda yeterlilik sinavinizi tamamladiktan sonra gercek anlamda deneylere vakit ayirabiliyorsunuz. Burada ise tez hocaniz sizin bazi dersleri almanizi istiyorsa almaniz zorunlu, bunun disinda ise seminerlere katilmaniz gerekiyor. Ve doktora yaptiginiz sure boyunca teorik ve deneysel olarak calisiyor ve makale yaziyorsunuz. Ben lisans ve yüksek lisans egitimimden sonra Türkiye’de doktoraya basladigimda dersler aliyordum. Acikcasi bir noktadan sonra bu durum biraz can sikici olabiliyor. Bir kac ileri duzeyde ders disinda diger tum dersler secmeli oluyor ancak yine de derslere fazlaca vakit ayirmaniz gerektiginden deneysel sisteminizi dusunmeye vaktiniz kalmiyor. Ve bakildiginda 2 yil cok uzun bir sure akademik anlamda. Bu konuda elbette farkli gorusler var ancak onemli olan sizin kendinize en uygun sistemin icerisinde olmaniz. Benim gibi kac yasina gelirse gelsin sonu iyi bir GPA yapmaya bagli bir sistemde stresten sekilden sekile giriyorsaniz Almanya iyi bir secenek olabilir. Zorunlu olmasa da burada da ekstradan ders alma seceneginiz her zaman var. Onemli olan kendinizi eksik gordugunuz konulari ve ilgi alanlarinizi belirleyebilmek.

Son olarak deginmek istedigim nokta ise finansal destek. Almanya’da lisans ve yuksek lisans yapabilmek icin donemlik ucretler oduyorsunuz. Mühendislik icin genelde yüksek lisans bitimi yapacaginiz stajda sirketlerde bulunuyorsunuz. Bu elbette ileride is olanagi icin cok iyi bir firsat oluyor. Ancak doktoraya gectiginizde size maas odemek zorundalar. Yine donemlik ucret odeyerek ulasimdan bedava yararlanabiliyor ve ogrenci karti aliyorsunuz, ancak kendi maasinizla. Zaten sistem de once projenin kabul edilmesi, uygun profilde adayin bulunmasi ve ise alinmasi seklinde isliyor. Bu maaslar yasadiginiz sehre gore de degiskenlik gosteriyor. Burda dikkat cekmek istedigim nokta Türkiye’deki sistem ile farki. Türkiye’de okulun sinavi, YDS ve ALES puanlarinizla asistanlik kadrosuna giremezseniz her zaman durumunuz biraz muallaktadir. En iyi üniversitelerde devlet projeleri destegi ile size burs saglayabilirler ancak bu miktar hem asla maas yerine gecemez hem de garantisi yoktur. Mevcut proje biter, uzatilmaz veya yeni proje kabul edilmez ise burssuz kalirsiniz. Ne kadar idealist olsaniz da ozellikle buyuk bir sehirde doktora yapiyorsaniz yillarca gelirsiz olmak sikinti verici olabilir. Bu noktada kacisi geri odemeli devlet burslarinda bulursaniz, faiz oranlarini dusundugunuzde masterda burs almis biri olarak hic tavsiye etmem. Iki yil sonra size muthis bir odeme plani ve guzel bir faiz ile sunduklarinda moraliniz bozuluyor. Bu konuyu da tum gercekligi ile ele almak istedim.

Konu ile alakali yorumlariniz, eksik buldugunuz noktalar veya deginmemi istediginiz noktalar olursa yorum olarak yazmaktan cekinmeyin. Bir sonraki yazida gorusmek uzere!

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.